Ferheng

asteng

ئاستەنگ
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Engel, mâni, güçlük, engelleyici durum

    EşanlamlıHevwaterêgirberbendastengî

Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv

asteng derxistin zorluk çıkarmak, engel olmak;
bêasteng engelsiz, engelsizce.
asteng kirin engellemek.

ÖrneklerMînak

Tu zilm û asteng nikarin pêşiya xwesteka azadiyê ya vî miletî bigirin.

Hiçbir zulüm ve engel bu milletin özgürlük arzusunun önüne geçemez.