elb
عەلبKökenKok< Ar. ʿulba
- 1
Kova, ahşap güğüm, süt sağma kovası:
Elbê bîne, ez çêlekê bidoşim
Kovayı getir, ineği sağayım;
Dema çû kaniyê elba xwe ji ava sar tije kir.
Çeşmeye gittiğinde kovasını soğuk suyla doldurdu.
- 2
Kile, tahıl ölçeği (yaklaşık 12-13 kg'lık hacim ölçüsü):
Teyr got: 'Tê elbek garis bidî min, ezê bêm.' Go: 'Bi qirar ezê du elb bidim te'
Kuş dedi ki: 'Bana bir kile darı verirsen gelirim.' O da: 'Hatta sana iki kile veririm' dedi.
Ez ê du elb ceh bidim te; payîzê li min vegerîne.
Sana iki kile arpa vereyim; güzün bana geri ver.