Ferheng

elimandin

عەلماندن
KökenKok< Ar. ʿilm
  1. 1

    Öğretmek, eğitmek, belletmek

    Wî ez elimandime îngilîzî

    O bana İngilizce öğretti.

  2. 2

    Alıştırmak, intibak ettirmek

    Min kûçikê xwe elimand ku bi şev li hewşê raze.

    Köpeğimi geceleri avluda yatmaya alıştırdım.

  3. 3

    Terbiye etmek, düzeltmek.

    Bavê wî ew baş elimandiye; li ber mezinan qet lingê xwe navêje ser lingê xwe.

    Babası onu iyi terbiye etmiş; büyüklerin önünde asla bacak bacak üstüne atmaz.

Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv

elim dan öğretmek, ders vermek.