ewanI
ئەوانBu sözcük için bakınızJi bo vê peyvê binêre
ewsf. & zm.
(onlar)
O, onlar (eril bükümlü
ÖrneklerMînak
Ewana hemû ji bo alîkariya gundiyan bi rê ketin.
Onların hepsi köylülere yardım etmek amacıyla yola çıktılar.
(onlar)
O, onlar (eril bükümlü
Ewana hemû ji bo alîkariya gundiyan bi rê ketin.
Onların hepsi köylülere yardım etmek amacıyla yola çıktılar.
Fitneci, fesatçı, arabozucu, hilekâr, münafık
Bekirê Ewana bi dek û dolabên xwe kete navbera herdu dildaran.
Fesatçı Bekir hile ve tuzaklarıyla iki sevgilinin arasına girdi.