galegal
گالەگال- 1
Dedikodu, lakırdı, lafazanlık, gevezelik; sohbet
Dev ji van galigalan berde, rabe li karê xwe binêre!
Bırak bu dedikoduları, kalk da işine bak!
Galegala bêbingeh hevaltiya mirovan ji holê radike.
Asılsız dedikodu insanların arkadaşlığını ortadan kaldırır.
- 2
Meleme (koyun ve kuzu meleyişi): galegala berxan (kuzuların melemesi)
Êvarê, dema pez ji çêrê vegeriya, galigala berxan tevahiya gund girt.
Akşam sürü otlaktan dönünce kuzuların melemesi bütün köyü sardı.
- 3
Acı acı ağlama, bağırış
Dema xebera mirinê hat, jinên malê galegal kir û li xwe xist.
Ölüm haberi gelince evin kadınları acı acı ağlayıp dövündüler.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
Bkz.Binêre
ÖrneklerMînak
Galegala xelkê bazarê li her çar aliyan olan dida.
Pazar halkının uğultusu ve lakırdısı dört bir yanda yankılanıyordu.
Dawetxane tije mêvan bû, galegala wan heta derve dihat bihîstin.
Düğün salonu davetlilerle doluydu, uğultuları dışarıdan bile duyuluyordu.