Ferheng

pel

pelI

پەل
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. 1

    Yaprak (ağaç veya bitki yaprağı): pelê daran ağaç yaprağı; pelê keleman lahana yaprağı; pelê rezan asma yaprağı

    Min pelên rezan berhev kirin û jê dolme çêkir.

    Ben asma yapraklarını topladım ve onlardan dolma yaptım.

  2. 2

    Sigara kâğıdı: pelê cixarê sigara kâğıdı

    Bkz.BinêretebaxEşanlamlıHevwatebelgbelgimper

    Pelekî cixarê bide min; titûna min heye, lê pel nemaye.

    Bir sigara kâğıdı versene; tütünüm var ama kâğıdım kalmadı.

pelII

پەل
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Kor, köz, yanmakta olan odun parçası, çıra ateşi: pelek agir bir kor parçası.

EşanlamlıHevwatebizot

ÖrneklerMînak

Min pelek bi ezmanê xwe ve na, sira dilê xwe ji hevalan re got.

Ağzımdan kaçırdım, gönlümün sırrını dostlarıma söyledim.