perçiqîn
پەرچقینKökenKokyapım: perçiq- + -în
Ezilmek, pestili çıkmak, çiğnenip yassılmak.
ÖrneklerMînak
Tiriyên gihîştî di bin lingên rêwiyan de perçiqîn û şil bûn.
Olgun üzümler yolcuların ayakları altında ezildi ve suları çıktı.
Ezilmek, pestili çıkmak, çiğnenip yassılmak.
Tiriyên gihîştî di bin lingên rêwiyan de perçiqîn û şil bûn.
Olgun üzümler yolcuların ayakları altında ezildi ve suları çıktı.