perîşan
پەریشانKökenKok< Far. parīšān
- 1
Perişan, darmadağınık, acınası hâlde, şaşkın ve dertli
Gihîşte bajarê Mîrê Sêhrê, gelekî perîşan bûbû.
Büyü Emiri'nin şehrine ulaştı, çok perişan bir haldeydi.
- 2
Yoksul, biçare, perişan.
Cîranên me perîşan in; em her zivistan barek êzing ji wan re dibin.
Komşularımız çok yoksul; her kış onlara bir yük odun götürürüz.