pistîn
پستینKökenKokyansımadengdayî
- 1
Fısıldamak
Di dersê de ev herdu keçik her tim di guhê hev de dipistin û dikenin.
Derste bu iki kız hep birbirinin kulağına fısıldayıp gülüyor.
- 2
(isim olarak, -ê) Fısıltı.
Pistîna wan a nizm di tariya şevê de mîna sirekê belav dibû.
Alçak sesli fısıltıları gecenin karanlığında bir sır gibi yayılıyordu.