verevandin
ڤەرەڤاندنSavuşturmak, dindirmek, yatıştırmak, gidermek: tirs verevandin korkuyu savuşturmak.
ÖrneklerMînak
Gotinên nerm ên rîsipî hemû tirs û kovanên dilê me verevandin.
Ak sakallının tatlı sözleri gönlümüzdeki bütün korku ve tasaları savuşturdu dağıttı.