Ferheng

zîz

zîzI

زیز
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Ses, duygu veya müzik için:

  1. 1

    narin, dokunaklı, ince, hassas, melankolik

    Li bilûra xwe dida û stranine zîz û melûl li nav çiyan dileyistin.

    Kavalını çalıyordu; yüreğe dokunan, hazin ve yanık nağmeler dağlarda yankılanıyordu.

  2. 2

    tiz, keskin, delici; titrek ses.

    Dengê zîz ê fîtika trênê em ji xewê hişyar kirin.

    Trenin tiz düdük sesi bizi uykudan uyandırdı.

zîzII

زیز
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Küs, kırgın, gücenmiş; -zîz bûn: küsmek, gücenip darılmak (özellikle evli kadının küsüp baba evine gitmesi).

ÖrneklerMînak

Dibêjin paşî çend salan carekê Perî Xan zîz bo, ji qelatê derkewt, rêk girt.

Derler ki birkaç yıl sonra bir keresinde Perihan küstü, kaleden çıktı ve yola koyuldu.