bandordar
باندۆردارEtkili, tesirli, nüfuzlu, derin iz bırakan güç veya söz.
ÖrneklerMînak
Axaftina mamoste li ser şagirtan gelek bandordar bû û baweriya wan zêde kir.
Öğretmenin konuşması öğrenciler üzerinde çok etkili oldu ve inançlarını artırdı.
Etkili, tesirli, nüfuzlu, derin iz bırakan güç veya söz.
Axaftina mamoste li ser şagirtan gelek bandordar bû û baweriya wan zêde kir.
Öğretmenin konuşması öğrenciler üzerinde çok etkili oldu ve inançlarını artırdı.