belav
بەلاڤKökenKokköken belirsizkoka nediyar
Dağınık, yayılmış, perişan, neşredilmiş
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
belav bûn dağılmak, yayılmak, saçılmak (Bkz.Binêre belavbûn);
belav kirin dağıtmak, yaymak, neşretmek, saçmak (Bkz.Binêre belavkirin);
belavker dağıtıcı, postacı, bayi;
ÖrneklerMînak
Mirovên di civînê de bûn belav bûn
Toplantıdaki insanlar dağıldılar.
Wan belavok belav kirin
Bildirileri dağıttılar.