Ferheng

bizav

بزاڤ
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. 1

    Çaba, gayret, teşebbüs, cehit

    Ji bo vê armancê gelek bizav kir

    Bu amaç uğruna çok gayret gösterdiler.

  2. 2

    hareket, eylem, kımıldanış

    EşanlamlıHevwatepêkol

    Di nav giyayan de bizavek çêbû; min got qey mar e, lê beq bû.

    Otların arasında bir kıpırtı oldu; yılan sandım, meğer kurbağaymış.

Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv

bizav kirin çaba göstermek, gayret etmek, girişimde bulunmak;
bizava jîngehê çevre hareketi.