deng
دەنگKökenKokkrş. Sor. deng
- 1
Ses, seda, avaz
EşanlamlıHevwatesewtDengê wî gelekî xweş e
Sesi pek güzeldir.
Dengê bilûra şivanê çiyayî di nava zinarên Botanê de olan dida û ruhê mirovan hejand.
Dağ çobanının kaval sesi Botan kayalıklarında yankılanıyor ve insanların ruhunu titretiyordu.
- 2
ün, şöhret, nam
Nav û dengê hostayê me li hemû gundan belav bûye.
Ustamızın nam ü şanı bütün köylere yayılmış.
- 3
rey, oy (seçim)
Te dengê xwe da kê?
Oyunu kime verdin?
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
deng dan ses çıkarmak; oy vermek; yankılanmak (Bkz.Binêre dengdan);
deng kirin konuşmak, ses çıkarmak;
bi deng sesli, avazı çıktığı kadar;
bê deng sessiz, sedasız, sakin;
dengê bilind yüksek ses.