derve
دەرڤە- 1
zf.Zarf, belirteçHoker dışarı, dışarısı, hariç: - li derve: dışarıda; - ji derve: dışarıdan
Kerê me îşev li derva maye
Eşeğimiz bu gece dışarıda kaldı.
Birayê wî yê mezin rabû... go here derve ber deriyê mixarê mîz bike
Büyük kardeşi kalktı... mağaranın kapısının önüne dışarıya işemeye gitti.
- 2
ed.EdatDaçek-den başka, haricinde: - ji derveyî vê: bunun haricinde
KarşıtDijwatehundirJi derveyî birayê min ê mezin, kesek din nizane ez ê sibê herim bajêr.
Büyük kardeşimin dışında, başka kimse yarın şehre gideceğimi bilmiyor.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
ji derveyî... ... haricinde, ... dışında.