felişandin
فەلشاندنKökenKokyapım: feliş- + -andin
- 1
Parça pinçik etmek, darmadağın etmek, unufak etmek
Guleyên neyar dîwarê xaniyê kevn felişandibû.
Düşmanın mermileri eski evin duvarını darmadağın etmişti.
- 2
Fena hâlde dövmek, pestilini çıkarmak, yürüyemez hâle getirmek.
Karê zeviyê îro ez felişandim; êdî nikarim gavekê jî bavêjim.
Tarla işi bugün pestilimi çıkardı; artık bir adım bile atamam.