fen
فەنKökenKok< Ar. fann
- 1
Hile, düzen, kurnazlık, desise, dolap
Eva gişk fenê te ne
Bunların hepsi senin düzenlerin ve dolaplarındır.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
fen û fêl / fen û fesal hile ve desiseler, türlü dolaplar
2) Hüner, maharet, sanat, teknik.
ÖrneklerMînak
Kalikê min di duristkirina malan de xwedan fenekî mezin bû, kesî nedikaribû wek wî bikira.
Dedemin ev yapımında büyük bir hüneri vardı, kimse onun gibi yapamazdı.
Bi fend û xapandina neyar karwan kete xefkê.
Düşmanın hilesi ve aldatmasıyla kervan tuzağa düştü.