fêz
فێزKökenKokköken belirsizkoka nediyar
Tepe, sırt, üst taraf, yukarı kısım: fêza çem (nehrin yukarı yakası); fêza gund (köyün üst tarafı)
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
xwe dan fêzê yukarı çıkmak, tepeye tırmanmak.
ÖrneklerMînak
Emê fêza şikevtê kevirekî mezin daynin
Mağaranın yukarısına / sırtına büyük bir taş koyacağız.