Ferheng

hal

حال
KökenKok< Ar. ḥāl
  1. Hâl, vaziyet, durum, keyfiyet: halê me (bizim hâlimiz); - bê hal: halsiz, bitkin; - ji hal ketin: takatten düşmek.

EşanlamlıHevwatedest û darrewşehwal

Bkz.Binêre

ÖrneklerMînak

Ji ber meşa rojan a dûr ew ji hal ketibû.

Günler süren uzun yürüyüşten ötürü takatten düşmüştü / halsiz kalmıştı.