har
هارKökenKokköken belirsizkoka nediyar
Kudurmuş, kuduz; azgın, öfkeli, çıldırmış, zıvanadan çıkmış; - har bûn: kudurmak, azmak; - har kirin: kudurtmak, çıldırtmak.
ÖrneklerMînak
Ji ber êşa birînê şêr har û dîn bibû.
Yaranın acısından aslan çıldırmış ve zıvanadan çıkmıştı.