keleşI
کەلەشer.Eril adNavdêra nêr(-î)ayrıcaherwiha: kelex KökenKokköken belirsizkoka nediyar
Ölü beden, ceset, insan veya hayvan leşi, kadavra, cenaze.
ÖrneklerMînak
Rabû, kelexê wî bi kêrikê hemî şeqşeq kir
Kalktı, leşini bıçakla parça parça etti.
Romî xertel in, xoşiya wan ew e keleş mişe bin
Rumlar akbaba gibidir, onların sevinci leşlerin bol olmasındadır.
keleşII
کەلەشer.Eril adNavdêra nêr(-î) KökenKokköken belirsizkoka nediyar
Eşkıya, haydut, yol kesici.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
keleşî / keleştî diş. eşkıyalık, haydutluk, yol kesicilik.
ÖrneklerMînak
Çel keleş bi xwe re helanîne
Yanlarına kırk harami / eşkıya almışlar.
keleşIII
کەلەشKökenKokköken belirsizkoka nediyar
Güzel, yakışıklı, boylu poslu, yiğit, zarif.
ÖrneklerMînak
Xortê keleş ê bejnbilind bi mêrxasî li ber dijminan rawestiya.
Boylu poslu yiğit delikanlı düşmanların karşısında cesaretle durdu.