Ferheng

kevî

kevîI

کەڤی
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. 1

    Kenar, kıyı, uç

    Bkz.Binêreper

    Kasa çayê li keviya maseyê nehêle, dê bikeve!

    Çay bardağını masanın kenarında bırakma, düşecek!

  2. 2

    ırmak veya dere kıyısı, sahil.

    Bkz.Binêreberav

    Em li keviya çem rûniştin û me masî girtin.

    Irmağın kıyısında oturduk ve balık tuttuk.

EşanlamlıHevwatekêlek

kevîII

کەڤی
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Karlar eridikten sonra dağ oyuklarında ve gölgeliklerde kalan erimemiş kar kütlesi.

    Bkz.Binêreberfzivistan

Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv

keviya befrê erimemiş kar kalıntısı.

ÖrneklerMînak

Li kendalên bilind ên çiyê keviya berfê heta tîrmeha germ nedihiliya.

Dağın yüksek koyaklarında kalan erimemiş kar kütlesi sıcak temmuza kadar erimiyordu.