kurm
کورمKökenKokkrş. Far. kerm, Pehl. kirm
Kurt, tırtıl, solucan, güve; larva.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
kurmê hevirmiş ipekböceği.
kurm ketin tiştekî kurtlanmak, içine kurt düşmek.
ÖrneklerMînak
Dara kevn ji ber kurmên zirarxur hêdî hêdî hişk dibû.
Yaşlı ağaç zararlı kurtlar yüzünden yavaş yavaş kuruyordu.