nehiştin
نەهشتن- 1
Yerle bir etmek, yok etmek, taş üstünde taş bırakmamak
Ez yek kevirekî tenê ku ji cih nehatibe livandin nahêlim.
Yerinden oynatılmamış tek bir taş bile bırakmayacağım.
- 2
Bırakmamak, izin vermemek, engel olmak, menetmek:
Leşkeran nehişt heya nîvê şevê ez şîr bidim wî
Askerler gece yarısına kadar ona süt vermeme izin vermediler / engel oldular
Bavê wê nahêle ew bi tena serê xwe here bajêr.
Babası onun tek başına şehre gitmesine izin vermiyor.