nuqutin
نوقوتنKökenKokyapım: nuqut- + -in
Damlamak, damla damla akmak.
ÖrneklerMînak
Avek ji banê kevn dinuqute, erdê jêr her dem şil dibe.
Eski çatıdan su damlıyor, alttaki zemin sürekli ıslanıyor.
Damlamak, damla damla akmak.
Avek ji banê kevn dinuqute, erdê jêr her dem şil dibe.
Eski çatıdan su damlıyor, alttaki zemin sürekli ıslanıyor.