ofîs
ئۆفیسKökenKok< İng. office
Ofis, büro.
ÖrneklerMînak
Xwişka min li ofîseke parêzeran dixebite.
Kız kardeşim bir avukatlık bürosunda çalışıyor.
Ofis, büro.
Xwişka min li ofîseke parêzeran dixebite.
Kız kardeşim bir avukatlık bürosunda çalışıyor.