Ferheng

peşk

peşkI

پەشک
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Damla, su damlası, yağmur damlası (özellikle el sirkelemesiyle etrafa sıçrayan su damlacıkları):

    EşanlamlıHevwateçilkdilopniqitkçipik

    Her kesê peşkekê ji ava tizbiyêt min vexwe.

    Her kim tespihimin suyundan bir damla içerse.

ÖrneklerMînak

Heta peşkek av birêjim li ser axa tî ya baxçê da ku riwek geş bibin.

Bitkiler canlansın diye bahçenin susuz toprağına bir damla su dökünceye kadar.

peşkII

پەشک
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. 1

    Kura (yazı tura veya çöp çekme): peşk avêtin / danîn / kişandin kura çekmek

    Ji bo dabeşkirina zeviyên çandiniyê di navbera cotkaran de peşk hat avêtin.

    Ekili tarlaların çiftçiler arasında taksimi için kura çekildi.

  2. 2

    mec.Mecaz anlamWateya mecazî Talih, baht, kader, kısmet

    Ma ez çi bikim, peşka min ev bû; kes nikare ji peşka xwe bireve.

    Ne yapayım, kısmetim buymuş; kimse kaderinden kaçamaz.

  3. 3

    Piyango, çekiliş.

    Di şahiya dibistanê de peşk hat kişandin û bisîkleteke nû ji birayê min re derket.

    Okul şenliğindeki çekilişte kardeşime yepyeni bir bisiklet çıktı.

EşanlamlıHevwatepişk

peşkIII

پەشک
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Kıvılcım, ateş zerresi.

EşanlamlıHevwatepêtçirûsk

ÖrneklerMînak

Peşkên agirê tenûrê li hewayê firiyan û ser kirasê wî sor kir.

Tandır ateşinin kıvılcımları havaya uçuştu ve gömleğinin üzerini kızarttı.