Ferheng

qaş

قاش
KökenKok< Tü. kaş
  1. 1

    Yüzük kaşı, yüzük veya kılıç üzerindeki değerli süs taşı

    Şîrekî gelek kewn hebû, qaşêt elmas û pîroze hatibûne têgirtin li ser destikê wî.

    Çok eski bir kılıç vardı; kabzasının üzerine elmas ve firuze taşları kakılmıştı.

  2. 2

    Altın veya gümüş yüzük yuvası/çerçevesi

    Qaşa gustîlka min xwar bûbû, kevirê wê ket û winda bû.

    Yüzüğümün kaş yuvası eğrilmişti, taşı düşüp kayboldu.

  3. 3

    Yüzük.

    Pismamê min qaşeke zêrîn li tiliya dergistiya xwe kir.

    Amcamın oğlu nişanlısının parmağına altın bir yüzük taktı.

EşanlamlıHevwategustîl