qîreqîr
قیرەقیرKökenKokyansımadengdayî
- 1
Çığlıklar, bağırtı, yaygara, patırtı, feryat
Her kes direvine ber ve behrê, dengê qîreqîr û gotinên wan e.
Herkes denize doğru kaçıyor, onların bağrış çağrışı ve sözlerinin sesi duyuluyor.
- 2
Kurbağa vıraklaması
Şevên havînê qîreqîra beqên golê nahêle mirov raze.
Yaz gecelerinde gölün kurbağalarının vıraklaması insanı uyutmaz.
- 3
Kavga, münakaşa.
Ji ber avdana zeviyan qîreqîr ket nav cîranan.
Tarla sulama yüzünden komşular arasında kavga çıktı.