ronI
ڕۆنKökenKokkrş. Far. rowšan, Pehl. rōšn, Av. raoxšna-
Aydınlık, parlak, ışıklı, berrak.
ÖrneklerMînak
Sibe ron bû û dengê kewan di nava zinaran de olan da.
Sabah oldu, ortalık aydınlandı ve kekliklerin sesi kayalıklarda yankılandı.
Aydınlık, parlak, ışıklı, berrak.
Sibe ron bû û dengê kewan di nava zinaran de olan da.
Sabah oldu, ortalık aydınlandı ve kekliklerin sesi kayalıklarda yankılandı.
Sıvı, akışkan, cıvık, sulu
Şorbeya ron a li ser agirê nerm zikê xortên birçî germ kir.
Hafif ateşin üzerindeki sulu çorba aç delikanlıların karnını ısıttı.
a.Ad (cinsiyeti belirtilmemiş)Navdêr sıvı madde.
Ev ron ji nebatan tê hilberandin, di dermanan de jî tê bikaranîn.
Bu sıvı madde bitkilerden üretilir, ilaçlarda da kullanılır.