spîkayî
سپیکاییKökenKokköken belirsizkoka nediyar
- 1
Beyazlık, aklık; uzaktan beliren aydınlık veya beyaz görüntü
Bkz.BinêrespîbûnSpîkaya berfa li ser lûtkeyên Agiriyê ji dûr ve mîna taceke zîvîn dibiriqî.
Ağrı'nın zirvelerindeki karın beyazlığı uzaktan gümüşten bir taç gibi parıldıyordu.
- 2
spîkaya çavan: göz akı
Spîkaya çavên wî zer bûbû; bijîşkê me got ku kezeba wî nexweş e.
Gözlerinin akı sararmıştı; doktorumuz karaciğerinin hasta olduğunu söyledi.
- 3
Şafak aydınlığı.
Bi spîkaya sibê re em ketin rê.
Tan ağarırken yola koyulduk.
EşanlamlıHevwatespiyatî