Ferheng

tîr

tîrI

تیر
KökenKokkrş. Far. tīr, Pehl. tīr
  1. Ok: -tîr avêtin ok atmak, ok fırlatmak.

ÖrneklerMînak

Şervanê mêrxas tîra xwe xiste kevanê û sînga neyar kire hedef.

Yiğit savaşçı okunu yayına koydu ve düşmanın bağrını hedef aldı.

Tîra kevanê di hewayê de firiya û li hedefê xist.

Yayın oku havada süzüldü ve hedefe isabet etti.

tîrII

تیر
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Koyu, kıvamlı, katı (sıvılar için: çorba, yoğurt vb.).

ÖrneklerMînak

Xwarina me ya îro pir tîr e, av dixwaze.

Bugünkü yemeğimiz çok koyu ve katıdır, su ister.