Ferheng

tamandin

تاماندن
KökenKokyapım: tam + -andin
  1. 1

    Kaplamak, yaldızlamak (altın veya gümüşle kaplamak)

    Şûr û tifingeke bi zîv tamandî di destê wî gernasî de dibiriqî.

    Gümüşle kaplanıp yaldızlanmış bir kılıç ve tüfek o yiğidin elinde parıldıyordu.

  2. 2

    ağaç aşılamak

    EşanlamlıHevwatepatrome kirin

    Cîranê me yê kal her biharê darên gûzan ditamîne da ku berhem çêtir bibe.

    Yaşlı komşumuz her ilkbahar ceviz ağaçlarını aşılar ki ürün daha iyi olsun.

  3. 3

    tıbbi aşı yapmak.

    Bijîşkê gund zarok tamand da ku ew xwe ji nexweşiyan biparêze.

    Köyün doktoru, hastalıklardan korunsun diye çocuğu aşıladı.