tawanbar
تاوانبارKökenKokyapım: tawan + -bar
- 1
Suçlu
Dadgehê ew tawanbar dît.
Mahkeme onu suçlu buldu.
- 2
sanık.
Tawanbar bi parêzerê xwe re ket salona dadgehê.
Sanık avukatıyla birlikte mahkeme salonuna girdi.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
tawanbar kirin suçlamak.