Ferheng

tevdan

تەڤدان
KökenKokyapım: tev + dan
  1. 1

    Kargaşa, karışıklık, intizamsızlık

    Tevdana kewte û sedmêran li ser erdê agir û aloziyê geş dikir.

    Askerî birliklerin ve yüzbaşıların kargaşası ortalıkta yangın ve fitneyi alevlendiriyordu.

  2. 2

    velvele, patırtı, gürültü patırtı

    Di sûkê de tevdanek mezin hebû, kesî dengê hev nedibihîst.

    Çarşıda öyle büyük bir gürültü patırtı vardı ki kimse kimseyi duyamıyordu.

  3. 3

    kaynaşma, hareketlilik.

    Roja pêşiya cejnê, tevdanek xweş di nav gund de dest pê kiribû; her kesî amadekarî dikir.

    Bayram arifesinde köyde güzel bir kaynaşma başlamıştı; herkes hazırlık yapıyordu.