tevlihev
تەڤلهەڤKarmakarışık, darmadağın, allak bullak: -tevlihev bûn karışmak, altüst olmak; -tevlihev kirin karıştırmak, altüst etmek.
ÖrneklerMînak
Rewşa sûkê ya tevlihev karê bazirganan zehmet kiribû.
Çarşının karmaşık ve karışık durumu tüccarların işini zorlaştırmıştı.