vêketin
ڤێکەتنKökenKokyapım: vê- + ketin
Yanmak, alev almak, tutuşmak; agir vêketibû ateş yanmıştı.
ÖrneklerMînak
Çira di nava tariya şevê de vêket û ode bi ronahiyê dagirt.
Lamba gecenin karanlığında yandı ve odayı aydınlıkla doldurdu.
Yanmak, alev almak, tutuşmak; agir vêketibû ateş yanmıştı.
Çira di nava tariya şevê de vêket û ode bi ronahiyê dagirt.
Lamba gecenin karanlığında yandı ve odayı aydınlıkla doldurdu.