veder
ڤەدەر- 1
Dışarıda, hariçte: -veder bûn dışarıda kalmak, tecrit edilmek, dışlanmak: hesta vederbûnê dışlanma duygusu
Mêrikê serhişk ji ber kirinên xwe ji nav civata rûspiyan veder ma.
İnatçı adam yaptıklarından ötürü aksakallılar meclisinden hariç ve dışarıda kaldı.
- 2
zf.Zarf, belirteçHoker-veder kirin tecrit etmek, dışlamak, ayırmak.
Bkz.BinêrevederkirinÇima we ew ji lîstikê veder kir? Ew jî dixwaze bi we re bilîze.
Onu neden oyundan dışladınız? O da sizinle oynamak istiyor.