Ferheng

veketin

ڤەکەتن
KökenKokyapım: ve- + ketin
  1. 1

    Uzanmak, boylu boyunca sere serpe yatmak

    Gurzo yê cengawer bal wê veketibû û xeweke giran kiribû.

    Cengâver Gurzo onun yanına boylu boyunca uzanmış ve derin bir uykuya dalmıştı.

  2. 2

    yayılmak, tembellik etmek

    Tu çima wisa li ber sobeyê vedikevî? Rabe, alîkariya me bike!

    Neden sobanın önüne öyle yayılıyorsun? Kalk, bize yardım et!

  3. 3

    pusuya yatmak.

    Nêçîrvan li pişt zinêr veketibûn û li benda kewan bûn.

    Avcılar kayanın arkasında pusuya yatmış, keklikleri bekliyorlardı.