wan
وانKökenKokkrş. Av. ava-
- 1
Onlar, onları, onların (ew çoğulunun bükümlü hâli):
Ez wan nabînim
Onları görmüyorum;
Wan ez nedîtim
Onlar beni görmedi;
Mala wan nêzîk e
Onların evi yakındır;
Herin wana cîkî wisa şerjêkin, li ku xwêde tunebe
Gidin onları Tanrı'nın olmadığı öyle bir yerde kesin;
Wana wisa jî kir
Aynen öyle yaptılar;
Mala wan li binê kolanê ye; deriyê wê şîn e.
Onların evi sokağın sonunda; kapısı mavi.
- 2
onlar, şunlar.
Ez wan hevalên dilsoz di nava tarîtiya şevê de dibînim.
O vefakâr dostları gecenin karanlığı içinde görüyorum.