wisa
وساKökenKokköken belirsizkoka nediyar
Öyle, şöyle, bu şekilde, o suretle:
Herin wana cîkî wisa şerjêkin, li ku xwêde tunebe
Gidin onları Tanrı'nın olmadığı öyle bir yerde kesin;
Wana wisa jî kir
Aynen öyle yaptılar;
ÖrneklerMînak
Herin wan li ciyekî wisa hembêz bikin ku dostaniya me her bimîne.
Gidin onları öyle bir yerde kucaklayın ki dostluğumuz baki kalsın.