xalifîn
خالفینKökenKok< Ar. ḫalafa
Yolunu şaşırmak, sapmak, geride kalmak, kaybolmak:
Fêrîk lawo, miqatî Sûsîkê be... dibe biweste, paşda bimîne, bixalife.
Ferik oğlum, Susik'e sahip çık... yorulabilir, geride kalabilir, yolunu kaybedebilir.
ÖrneklerMînak
Fêrîk lawo, miqatî pez be, nekeve rêya şaş û nexalife li ber newalê.
Ferik oğul, davara dikkat et; yanlış yola sapıp vadide yolunu şaşırma.