xof
خۆفKökenKok< Ar. ḫawf
Korku, dehşet, ürküntü: -ketin xofê korkuya kapılmak; -xof kirin korkmak.
ÖrneklerMînak
Piştî dengê xurt ê birûskê, xofeke mezin ket dilê zarokan.
Yüksek gök gürültüsü sesinden sonra, çocukların kalbine büyük bir korku düştü.