xuşîn
خوشینKökenKokyansımadengdayî
- 1
f. gçsz.Geçişsiz fiilLêkera negerguhêz hışırdamak, hışırtı çıkarmak; su gibi çağıldamak
Pelên daran bi sira bayê sibehê yekser dixuşîn û ahengek çêdikir.
Ağaçların yaprakları sabah yelinin esintisiyle hep birden hışırdıyor ve bir ahenk yaratıyordu.
- 2
sürünmek, hışırdayarak kaymak (yılan için)
Marek di nav giya de xuşî û winda bû.
Bir yılan otların arasında hışırdayarak kaydı ve kayboldu.
- 3
diş.Dişil adNavdêra mê hışırtı, çağıltı: xuşîna daran ağaçların hışırtısı; xuşîna giya çimenlerin hışırtısı.
Bi şev xuşîna çem dihat guhê me.
Gece nehrin çağıltısı kulağımıza geliyordu.