yaqût
یاقووتKökenKok< Ar. yāqūt
- 1
Yakut (değerli kırmızı taş)
Taca mîr bi kevirên giranbiha yên yaqût û almasan hatibû xemilandin.
Beyin tacı yakut ve elmas gibi değerli mücevherlerle bezenmişti.
- 2
zirkon veya diğer değerli mücevher taşları.
Li ser gustîlka dayika min yaqûtekî şîn heye.
Annemin yüzüğünde mavi bir yakut (safir) var.