zeft
زەفتKökenKok< Ar. ḍabṭ
Zapt, zapt etme, kontrol altına alma: -zeft kirin a) ele geçirmek, zapt etmek, kontrol altına almak; b) dizginlemek, zapturapt altına almak; c) yakalamak, tutmak; d) sarmak, kuşatmak: -zeft bûn zapt edilmek, ele geçirilmek.
Alavê koçk-serayê zevt kiribû
Alevler sarayı sarmıştı;
ÖrneklerMînak
Te ez kuştim, tuê vê çolê zept bikî û li vî warî hikm bikî.
Beni öldürdün, artık bu ıssız çölü zapt edecek ve bu yurtta hüküm süreceksin.