çare
چارەKökenKok< Far. čāre
- 1
- 2
çıkar yol, çıkış imkânı
Em gelek fikirîn, lê çareyek ji vê tengasiyê derneket.
Çok düşündük ama bu sıkıntıdan bir çıkar yol çıkmadı.
- 3
ihtimal, olanak
Rê bi berfê girtî ye; çare tune ku em îşev bigihîjin gund.
Yol karla kapalı; bu gece köye varmamız mümkün değil.
- 4
umut, medet
Ew kesib bûn, çara wan bizinek bû, ewê jî gura xwar
Onlar yoksuldu, tek umutları bir keçicikti, onu da kurtlar yedi.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
çareserî diş. çözüm, halletme, deva.
çara min umudum, gözümün nuru, yavrum (sevgi ve hitap sözü).