şeq
شەقKökenKok< Ar. šiqq
- 1
Yön, taraf
Bi şeqê çepê ve bizivire, tu yê kaniya ava zelal li wir bibînî.
Sol tarafa doğru dön, berrak su pınarını orada göreceksin.
- 2
dilim, parça:
Sêv kire du şeqane
Elmayı iki parçaya böldü;
Dayikê zebeş kir çend şeq û da ber mêvanan.
Anne karpuzu birkaç dilim yaptı ve misafirlerin önüne koydu.
- 3
but içi, kalçadan ayağa kadar olan bacak içi.
Piştî meşeke dirêj, şeqa lingê bavê min êşiya.
Uzun bir yürüyüşten sonra babamın but içi ağrıdı.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
şeq bûn çatlamak, yarılmak, yırtılmak.