Ferheng

şor

şorI

شۆر
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Söz, kelam, laf: -şor kirin konuşmak, söz etmek.

ÖrneklerMînak

Li malê Zazakî û Kurmancî dihat şorkirin û zimanê dayikê dihat parastin.

Evde Zazaca ve Kurmanci konuşulur ve ana dili korunurdu.

şorII

شۆر
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Aşağı sarkan, gevşek, sallantıda; -şor kirin aşağı sarkıtmak:

    serê xo şor kire xwarê

    kafasını aşağı sarkıttı.

ÖrneklerMînak

Keziyêd qîzê şor bûn li kelşa pirê ra û mîna avekê dilerizîn.

Kızın örükleri köprünün yarığından aşağı sarkıyordu ve su gibi dalgalanıyordu.

şorIII

شۆر
KökenKokkrş. Far. šūr, Pehl. šōr
  1. Tuzlu, acı su, çorak: ava şor tuzlu su.

ÖrneklerMînak

Ava golê ewqas şor bû ku masî di nav de nedijiyan.

Gölün suyu öylesine tuzluydu ki içinde balıklar yaşamıyordu.